Balık gözü objektifler en geniş görüş açısı imkanı tanıyan objektiflerdir. Genellikle mimari çekimlerde ve düğün fotoğrafçılığında kullanılır. Bulunduğu ortamın epey bir kısmını fotoğraflayan bu objektiflerin beraberinde getirdikleri bir dezavantaj da söz konusudur: distorsiyon.
Fotoğrafın dikey ve yatay kenarlarında meydana gelen bu bozulmalar (distorsiyon), iç bükeylik ile perspektif algısını etkilerken kavisli bir ortam izlenimi verir. Şu an mobil telefonlarımızda aplikasyon olarak da karşımıza çıkan “fisheye” durumu birçok düğün fotoğrafçısı tarafından tercih edilen bir yaklaşım. Neden?
Birinci sebebi, ortaya çıkan o “geniş ötesi” açının çift tarafından beğenileceği düşüncesi olabilir: heybetli yapılar, alabildiğine geniş planlar ve ortada duran bir çift. İkinci sebebi, fotoğrafçının bunu tarz olarak benimsemesi olabilir. Kaldı ki dünyanın birçok yerinde bazı düğün fotoğrafçıları sadece balık gözü objektifler ile çekimleri gerçekleştiriyor.
Belgesel yaklaşımda (wedding photojournalism) ise, teknik “wow” efektlerinden çok anlatının ve duygunun önceliği konuşulur. Bu bakışın düğün fotoğrafçılığındaki karşılığını daha detaylı okumak isterseniz: Wedding photojournalist nedir?

Iskalanan duygular
Ortaya yerleştirilen bir çift, belki bulunduğu ortamın enginliğine sırtını yaslayarak rehavete kapılmış olabilir. Ya da belki de düğün fotoğrafçısı balık gözü objektif ile oluşturduğu kompozisyonunda distorsiyon ile “çifte ulaşacağını” düşünüyor da olabilir. Ama atlanılan çok önemli bir nokta söz konusu değil mi?
İfade bu fotoğrafın herhangi bir yerinde olmamalı mı? Çiftin içinde bulunduğu duygu fotoğrafta en önemli parametre değil mi? Fotoğrafçı iyi bir gelin-damat portresine ulaşabilmek için distorsiyon yerine doğallıktan beslenmemeli mi? Geniş açılı bir düğün fotoğrafında ne kadar çiftin duygularına ulaşabiliriz ki?
Bu farkı “tek kare” üzerinden değil, tam gün akış üzerinden görmek çok daha açıklayıcıdır. Portfolyo ile düğün hikayesi arasındaki ayrımı burada anlattım: Portfolyo – düğün hikayesi arasındaki ince çizgi
Belgesel yaklaşımın “doğal duygu + güçlü estetik” dengesini görmek için örnek iki düğün hikayesi:
-
Cansu & Nick (tam belgesel düğün hikayesi):
-
Laura & Eren (Yalıkavak’ta belgesel düğün hikayesi):