06 Ağustos, 2013

Dilek & Aytaç Düğün Hikayesi

 
Bir pazar günüydü sanırım. Dilek ve Aytaç düğün organizasyonları noktasında işlerini toparlayabilmek için Izmir’e gelmişlerdi.İlk görüşmemizi o günün öğleninde gerçekleştirmiştik. Istanbul’da yaşayıp ve düğünleri Çeşme’de gerçekleşen bir çift olarak, kendi yoğun mesai tempoları arasında işleri organize etmenin ne denli meşakkatli olduğunu tecrübe ediyorlardı

Devamını Oku


Sonunda zaman bulabildim. Farkındayım, bu sene düğün hikayesi yazılarını epey boşladım. Hatta geçen seneden bile eksik ve tamamlanmayı bekleyen yazılar söz konusu. Çiftler hakkındaki küçük notlarım hala duruyor neyseki.

 

 

Bir pazar günüydü sanırım. Dilek ve Aytaç düğün organizasyonları noktasında işlerini toparlayabilmek için Izmir’e gelmişlerdi.İlk görüşmemizi o günün öğleninde gerçekleştirmiştik. Istanbul’da yaşayıp ve düğünleri Çeşme’de gerçekleşen bir çift olarak, kendi yoğun mesai tempoları arasında işleri organize etmenin ne denli meşakkatli olduğunu tecrübe ediyorlardı.Bostanlı’da bir cafe’de 3 saate yakın oturduk. Dilek inanılmaz heyecanlı ama heyecanını gizlemeye çalışıyor, benim onu yanlış anlamamdan korkuyordu. Her gelin gibi fotoğrafların kusursuz olmasını istiyor, bu konuda da gereken titizliği gösteriyordu. Aytaç’ın fotoğraf çektirmekten pek hoşlanmadığını ve fotoğraflarda doğal olamamasından endişe ettiklerini tahmin etmek çok zor değildi. O’na eğer doğru bir iletişim kurabilirsek ki bunun kaçışı yoktur; herşeyin kesinlikle yolunda gideceğini, hiç bir şekilde endişelenmenize gerek olmadığını söyledim. Çünkü mevzu dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor; Eğer çiftlerin beklentisini/ kafasını/ hamurunu anlayabilirseniz, ve bu parametreler sizinkiyle bire bir örten bir fonksiyon oluşturabilirse işin % 50 lik kısmı çoktan bitmiş demektir.

 

Aytaç ve Dilek  ’kahve’ sektöründe farklı markalarda çalışan ve tanışmaları bu ortak paydaya dayanan bir çift. İkisinin de liderlik vasfı başlangıçta rahatlıkla farkediliyor. Bu tabiki bir fotoğrafçı olarak işimi biraz daha kolaylaştıran bir faktör. Akan sürece müdahil olmadan, ‘kendinden emin olan duygulara’ konsantre olmak. Başlangıçta tedirgin ve düğün gününün fotografik anlamda nelere gebe olacağından emin olmayan iki çift gözün yerini, mekanda hesap geldiğinde çok daha rahat ve kendini güvende hisseden bir ruh hali aldı. :)

 

Aytaç ve Dilek hazırlıklarını Istanbul’da tamamladılar. Adnan Menderes havalimanında karşılayarak çekimlere başladık. Karşılaştığım çift artık, ön görüşme sürecinin devamındaki rahatlığı ve o günün kendi halindeki enerjisini doyasıya yaşıyordu. Günün devamını fotoğraflar anlatsın ;) 

 

1 Yastıkta sonsuz mutluluklar Dilek ve Aytaç! ;)